Bekir EROĞLU


KKTC'DE NELER OLUYOR?

KKTC'DE NELER OLUYOR?


Sabahattin İsmail'i, KKTC'de görevli olarak bulunduğum günlerde, rahmetli Rauf Denktaş'ı ziyaretimizde tanımış, KKTC'nin bu günlere gelmesinde büyük bir çaba gayret göstermesine yakından şahit olmuştum... 

Sayın İsmail, KKTC vatandaşlarının bugün içinde bulunduğu yürekler  acısı durumu gözler önüne sermiş ve ilgili kişileri göreve davet ederek de çözüm yollarını dile getirmiş...

Değerli okurlarım, 
Okurken benim ruhum daraldı. 
KKTC'mizin şu anki durumu gerçekten içler acısı... Zaten T.C. kökenli olmayan gençler arasında Türkiye’ye bağlılık zayıftı, şimdi iyice kabarmış anlaşılan...

Yazık çok yazık...
Bu kadar mücadeleden sonra yine Rumun kapısında hizmetçi olmak, düşünmek dahi istemiyorum...

Kıbrıssız Mavi Vatan olmaz, olamaz..
Türkiye güneyden de kuşatılır.. Anadolu'nun savunulmasında sıkıntı doğar. Unutulmasın, çünkü Türkiye'nin savunması Kıbrıs’tan başlar.

Şimdi Sabahattin İsmail'in bu yazısını gelin hep birlikte okuyalım...

"Türk Lirası'nın değer kaybı, herşeyin sterlin üzerinden hesaplandığı, üretim olmayan  KKTC'de görülmemiş bir kriz yarattı...

Hayat, yüzde yüz pahalılaştı. Ev kiraları, ev ve araç  fiyatları, aylık harcamalar yüzde yüz arttı.

Geçen ay 400 sterlin (4000 TL)  kira ödeyenler, bu ay 8800 TL kira ödemek zorunda. Mevcut genç işsizliği daha da artarak yüzde 10 seviyesini aştı. Cebinde AB üyesi sözde "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin pasaportu olan gençlerin dış göçü arttı. Evine ekmek götüremeyen işsizler Rum tarafında iş aramak zorunda kaldı.

KKTC'nin kendi parası olmadığı ve TL kullandığı için para basamıyor. Üretimi olmadığı, turist de gelmediği için çalışanların ücret ve maaş kayıpları karşılanamıyor. Ancak Türkiye’nin yaptığı yardımın iki katına çıkarılması halinde kayıplar giderilebilecek..

*
Ülke büyük bir sosyal patlamanın eşiğinde. İlk kurulduğu 1950'li yıllarda ENOSİS karşıtı milliyetçi bir çizgi izleyerek, Türk işçilerini Rum sendikalarından koparan ve milli mücadelede yer alan Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen) Güneyde, ENOSİS'ci, Faşistırkçı, Türk düşmanı EOKA'cıların sendikası SEK ile ortak bir proje başlattı.

Buna göre 8000 Türk işçisi Rum devletinde, Rumların çalışmak istemediği turizm, inşaat, restoran, temizlik ve hızmet sektöründe istihdam edilecek. Bunun için Kıbrıs Cumhuriyeti (Rum) vatandaşı olma
KC kimliği-pasaportu taşıma Türk-Sen ve SEK sendikasına üye olup 60 euro aidat ödeme şartı var. 

Bu şartları kabul edenler Güneyde Rumların beğenmediği işlerde çalışıp vasıfsız işçi için minimum asgari ücret olan 900 euro ( 17 bin TL) maaş alacak. Vasıflı işçilerin maaşı 26-30 bin TL'ye kadar çıkacak.

Yüzlerce işsiz genç güneyde çalışmak için başvuruyor. İlk gün, aralarında doktor, mühendis ve üniversite mezunlarının olduğu 200 Türk başvuru yaptı. KKTC'de net asgari ücret 4324 TL. Aradaki korkunç fark nedeniyle çalışanlar bile KKTC 'deki işlerini terk edip Güneyde çalışacak...

KKTC'de ise ucuz/kayıtsız iş gücü olan başta TC vatandaşları olmak üzere Nijerya, Pakistan
Bangladeş, Vietnam, Suriye vatandaşları çalışacak. Halen Güney'de 2000'e yakın Türk çalışıyor. 3000'e yakın Türk de Güney'e yerleşti, orada yaşıyor.
Türk işçilerinin Güneyde çalıştırılması Rum yönetiminin, KKTC'yi içten çökertmek için planladığı stratejik bir operasyondur. 

Bu yolla KKTC 'nin altını oyacaklar. 10 bin işçi, 10 bin aile ve 50 bin nüfus demek. Bu da KKTC nüfusunun altıda biri demek. Böylece 50 bin insan midesinden Rum devletine bağlanacak..

Bunların çocukları da zaman içinde güneydeki Rum okullarında okuyacak. Şu anda Güneyde İngilizce tedrisat yapan bir Rum okulu olan İngiliz koleji ile Rum üniversitelerinde 500 civarında Türk öğrenci, Rum devletinden tam burslu olarak okuyor. 

Rum yönetimi Başkanı Anastasiadis KKTC 'de devletten maaş alan bir öğretmen sendikacı olan federasyoncu, Türkiye -KKTC karşıtı Rum sevici Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası genel sekreterini, güneydeki bu Rum okulunun yönetim kuruluna kendi kontenjanından atadı, orada Anastasiadis'i temsil ediyor..

10 bin Türk işçinin Güneyde Rum işverenler yanında çalışması, Rum sendikalarına üye olması ve Ruma mideden bağlanması, KKTC  ve Türkiye karşıtlığını artıracak, içimizdeki federasyoncuları ve Rumcuları güçlendirecek Rumların yönettiği "Kıbrıs Cumhuriyeti"ne dönüş talebi çok daha fazla taraftar bulacak...

Çalışanlar ise üçe bölünecek
1-Güneyde çalışıp Rumlardan euro ödenen,17-30 bin TL maaş alanlar.
2-KKTC'de çalışıp ayda 5-7 bin TL maaş alanlar.
3-Bir de Rum yönetiminin "yerleşik, gayrı meşru" saydığı için güneye geçmelerine izin vermediği, kendilerini dışlanmış hisseden TC kökenli KKTC vatandaşları...

Bu durum çok çok tehlikeli siyasi sonuçları olacak bir gelişmedir.
Kahrolmamak mümkün değil. Bunca yıl süren soylu bir milli mücadele sonrası yeniden Rumun beğenmediği işlerde çalışan ucuz işçileri olmak, Türkler için kahreden bir durumdur...

Kıbrıs Türk Halkı bunun için mücadele etmedi ama iş bakımından 1974 öncesine dönülüyor. 1974 öncesi de binlerce Türk, Rumların beğenmediği işlerde ucuz
Bekir
Bekir Eroğlu
Bekir bir mesajın gönderimini iptal etti
Bekir
Bekir Eroğlu
işçi olarak çalışıyordu. Bunu hazmedemeyenler de Avustralya ve İngiltere'ye göç ediyordu.

Türk lirasının aşırı değer kaybetmesi Güneyde euro kullanan AB üyesi Rum tarafını cazibe merkezi haline getirdi. Rum yönetimi memnun. 
Rum maliye bakanı yaptığı açıklamada "TÜRKLERİN GÜNEYDE ÇALIŞMASININ SİYASİ VE EKONOMİK YÖNDEN ÇOK OLUMLU OLDUĞUNU" söyledi..

Çünkü hem bunu bize karşı siyasi bir koz olarak kullanacaklar hem de Türkler diğer yabancı işçilere göre çok daha az maliyetlidir..

Yabancı işçilere bilet, lojman ve yemek sağlamak zorunda iken Türk işçiler yemeğini orda parası ile yiyor, gece de Kuzeye geçerek kendi evinde kalıyor.

Rum yönetimi, geliştirdiği 8000 Türke daha güneyde iş verme stratejik projesi ile KKTC 'nin altını oymaktadır.
Türkiye'ye-KKTC'ye olan inanç, bağlılık ve güven sarsılmaktadır. Türkiye ve KKTC hükümetleri Kıbrıs'ı kaybetmemek için çok acil ekonomik önlemler almalıdır. Göç ve güneyde çalışmak yasaklarla önlenemez.
Çare kayıpları gidermektir...

KKTC ekonomisi ile ücret ve maaşlar Rum devletine denk hale getirilmelidir. Rum yönetimi ve AB'nin içimizdeki 5. kol faaliyetleri önlenmelidir. Ancak bu şekilde KKTC kendi ayakları üzerinde durabilir ve AB ile Rum devletinin bir cazibe ve çekim merkezi olması önlenebilir."

Ağzına, yüreğine, bileğine sağlık Sabahattin bey...Siz hiç merak etmeyin, bu vatanın evlatları üzerine serpilmişmiş ölü toprağını silkeleyip tez zamanda ayağa kalmasını bilir...

Bekir Eroğlu