Tarih: 18.03.2025 22:15

BEKİR EROĞLU KRAL 71'DEN SESLENİYOR

Facebook Twitter Linked-in

? “Kaçınılmaz gerekli” diyerek 
Yeni Anayasa istemek yerine, varolan Anayasayı uygulamaktan neden kaçınıyorlar?
Mevcut Anayasayı uygulamayan, sürekli ihlal eden bir iktidarın Anayasa yapma teklifi ne kadar samimi olabilir?
Haydi hep birlikte bu konuda bir fikir jimnastiği yapalım mı ne dersiniz?
*
Değerli dostlar,
Biliyorsunuz "Yeni Anayasa" tartışmaları son günlerde Türkiye siyasetinde sık sık gündeme gelen konulardan biri. 
Ancak mevcut Anayasa'nın uygulanmasında yaşanan sorunlar ve iktidarın anayasal ihlalleri göz önüne alındığında, bu talebin samimiyeti halk nezdinde daha da sorgulanır hale geldi. 
Hukukçu değilim ama 60 yıla yakın siyasi yelpazenin içinde olan biri olarak konuya objektif bir şekilde bakmak istiyorum.
Görünen bütün çıplaklığı ile açık seçik ortada...
*
Efendim, bilinen bir gerçek var ki;
Türkiye’de 1982 Anayasası, yıllar içinde birçok kez değiştirilmiş ve önemli revizyonlar görmüştür. Ancak, en büyük sorun Anayasa'nın içeriğinden ziyade uygulanmamasıdır. 
Özellikle son yıllarda, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmaması veya geciktirilmesi,
Hukukun üstünlüğü ilkelerinin ihlal edilmesi, yasama, yürütme ve yargı arasındaki güçler ayrılığının fiilen ortadan kaldırılması, Temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, Seçim süreçlerine ilişkin tartışmalar ve hukuksuz kararlar gibi sorunlar, anayasal düzenin ihlal edildiğini göstermektedir...
Eğer mevcut Anayasa’ya uyulmuyorsa, yeni bir Anayasa getirilse bile aynı şekilde ihlal edilme riski de aşikardır. Bu nedenle, Yeni Anayasa talebinin gerçekten demokratikleşme amacı taşıyıp taşımadığı sorgulanmalıdır.
*
O zaman nedir bu "Yeni Anayasa" dillendirmeleri?
İktidarın Yeni Anayasa çağrısının arkasında farklı nedenler olabilir;
? Mevcut anayasayı tamamen bypass etme girişimi diyebiliriz.
1982 Anayasası defalarca değiştirildi ancak hâlâ belli kısıtlamalar içeriyor. Özellikle yürütme yetkilerini genişletmek için yeni bir çerçeve oluşturma isteği olabilir.
? Mevcut sorunların üzerini örtme de denilebilir. Ekonomik kriz, hukuk ihlalleri ve demokratik gerilemelerin yarattığı tartışmaları ikinci plana atmak için Yeni Anayasa tartışmaları bir "Gündem Değiştirme" aracı olabilir.
? Meşruiyet ve iktidarı sağlamlaştırma: 
Anayasa değişikliği süreci, halkın onayını alma görüntüsü vererek iktidarın meşruiyetini pekiştirmeye yönelik bir adım olabilir.
? Bence en önemlisi de Başkanlık sisteminin kalıcı hale getirilmesi: 2017’deki Anayasa değişikliği ile yürürlüğe giren Başkanlık sistemi tartışmalı bir süreçle kabul edildi. Mevcut sistemde hâlâ bazı yargı denetimleri ve anayasal kısıtlamalar bulunuyor. Yeni Anayasa, bu denetimleri daha da azaltarak otoriter eğilimleri güçlendirebilir.
*
Tüm bunları göz önünde alarak Yeni Anayasa" ne kadar samimi bir teklif?
Yeni Anayasa teklifinin samimi olup olmadığını anlamak için bence şu sorulara cevap aranmalı:
? Mevcut Anayasa neden uygulanmıyor? Eğer bugünkü Anayasa’ya dahi uyulmuyorsa, yenisi de benzer şekilde ihlal edilmeyecek mi?
? Yeni Anayasa kimler tarafından hazırlanacak? Süreç ne kadar demokratik olacak? Muhalefet, hukukçular, akademisyenler sürece dahil olacak mı? Yoksa tek taraflı bir değişiklik mi dayatılacak?
? Temel hak ve özgürlükleri genişletecek mi, daraltacak mı? Yeni Anayasa daha demokratik mi olacak, yoksa otoriter eğilimleri mi pekiştirecek?
? Mevcut Anayasa’nın eksiklikleri nelerdir? Eğer gerçek bir ihtiyaç varsa, bu değişikliklerin içeriği şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanıyor mu?
*
Şu ana kadar iktidarın Anayasa ihlallerine bakıldığında, sürecin samimi bir demokratikleşme çabasından çok, güç konsolidasyonu amacı taşıdığı düşüncesi ağır basmaktadır.
O zaman ne yapılmalı?
Eğer gerçekten demokratik bir hukuk devleti isteniyorsa:
? Öncelikle mevcut Anayasa’ya tam uyulmalı ve ihlaller ortadan kaldırılmalı.
? Yargı bağımsızlığı sağlanmalı ve Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalı.
? Gerekliyse eğer, Yeni bir Anayasa süreci, tüm toplumsal kesimlerin katılımıyla, geniş bir uzlaşmayla yürütülmeli.
? Anayasa sadece iktidarın değil, tüm halkın ortak sözleşmesi olarak görülmeli.
*
? Ancak şu anki şartlarda, Anayasa’ya uymayan bir yönetimin yeni bir Anayasa istemesi, güç tahkim etme stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Mevcut hukuk düzeninin keyfi şekilde ihlal edildiği bir ortamda, yeni bir anayasa yapmak, hukukun üstünlüğünü değil, iktidarın üstünlüğünü perçinlemek için bir araç haline gelebilir.
Bekir Eroğlu 
17.03.2025 - Ankara
 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —