ANA SAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR SİTENE EKLE KÜNYE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Haberler

Yeni Sayfa 3


KIRIKKALE
Günün en yüksek ve en düşük sıcaklığı gösterilmiştir

Online Ziyaret Durumu

       

“TÜRKİYE ES 400 ALACAKTIR DEMİYORUM ALMIŞTIR”

Ümit KARAKURT

13 Haziran 2019, 20:21

Ümit KARAKURT

Sadece bölgemizi değil çok geniş bir coğrafyayı doğrudan etkileyen Doğu Akdeniz'de ve Orta doğuda tansiyon her geçen gün yükselmeye devam ediyor. “ Bölgede çok büyük bir enerji pastası var.’’ Güney Kıbrıs Rum Kesimi tarafından Türkiye'nin bölgedeki sondaj gemisi Fatih’in personeline yönelik çıkarılan ‘tutuklama’ kararı süreci yeni bir boyuta taşıdı. Rum yönetiminin bu adımına 'Çok sert bir şekilde karşılık verilir' yanıtını veren Türkiye, enerji denklemindeki avantajlı konumunu ve bölgedeki soydaşlarını her ne pahasına olursa olsun koruyacağı mesajını net bir dille tüm dünyaya ilan etti. Bunun yanı sara; ABD yönetimi; Başkan Erdoğan’ın kendisine yönelik Irak İran ve Suriye politikaları, terör örgütü olarak nitelendirdiği gruplara verdiği askeri ve lojistik destek, Fetö terör örgütü liderini ve örgütün ileri gelen üyelerini muhafaza edip teslim etmemesi, İsrail ve Filistin sorunu, Venezuela krizi, Golan Tepeleri’nin ilhakı konularında eleştirmesinden ve dik çıkışlarından duydukları rahatsızlıklarının hepsini, S-400 üzerinden seslendiriyor. ABD Başkan Yardımcısı Pence’nin; “Türkiye bir karar vermek zorunda. Tarihin en başarılı askeri ittifakında kritik bir ortak olarak yer almaya devam etmek mi istiyor yoksa ittifakımızı tehlikeye atan böyle pervasız kararlarla ortaklığımızın güvenliğini tehlikeye atmak mı istiyor?” açıklaması; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın: “ABD bir karar vermek zorunda. Türkiye’nin müttefiki olarak kalmak mı yoksa NATO müttefikinin düşmanlarına karşı savunmasını tehlikeye atarak teröristlerle güçlerini birleştirip dostluğumuzu riske atmak mı?”cevabı; İki ülke arasında yaşanılan gerginliğin dünya kamuoyuna yansımaları olmuştur Türkiye’nin üyesi olduğu NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ; Türkiye'nin S-400 kullanmasının teknik açıdan NATO sistemlerini riske atacağını ileri sürmesi, Nato’nun da bu süreçte gerginliğin bir tarafı olarak baskı unsuru olacağı izlenimi vermektedir. ABD ne genel silah pazarında ne de NATO üyelerinin askeri envanterin de, Rus mallarının olmasını istemeyerek Türkiye üzerinden bütün başkentlere ders verme niyetinde. Türkiye ise; Bölgesinde, Suriye ve Irakta yaşanılan iç savaşlar ve Doğu Akdeniz'de yaşanılan gerginliklerden kaynaklı ulusal güvenliğinin tehdit altında olduğu bu günlerde açıkça görülen ve hissedilen hava savunma ihtiyacını süratle karşılama çabası içerisinde. Uzun yıllar ABD ve Nato üyesi müttefiklerin de bulunan “ Patrıot” hava savunma sistemlerini değişik mazeretler ve sebepler gösterildiği için bir türlü alamayan Türkiye; Başkan Erdoğan’ın liderliğinde haklı olarak yönünü Rusya’ya çevirmek durumun da kalmıştır. Türkiye ile Dünyanın süper gücü olarak nitelendirilen ABD ve Nato arasında problem çıkmasına vesile olan, Türkiye’nin tüm baskılara rağmen almaya karar verdiği hatta Başkan Erdoğan’ın tabiri ile " alınmış olan " S-400 hava savunma sisteminin özelikleri nelerdir. “ Dünyadaki en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak nitelendirilen S-400 “ Savaş uçakları, radar tespit ve kontrol uçakları, keşif uçakları, stratejik ve taktik uçaklar, taktik, operasyonel-taktik balistik füzeler, orta menzilli balistik füzeler, hipersonik hedefler ve diğer gelişmiş hava saldırısı araçlarını, 400 kilometre mesafeye kadar kısa ve uzun menzilli füzeler ile imha etmek üzere tasarlanmıştır. Önümüzde ki süreçte ABD ve Nato tarafından gelebilecek farklı bir takım baskı unsurları ile karşı karşıya kalma durumunda olacağımız aşikar olup; Türk Milletinin bir ferdi olarak, yaşanılan süreci yakından takip edip, Ülkemizin ve Milletimizin ulusal güvenliğini göz önünde bulundurarak, Devletimize destek olmalı, İç siyasette yaşanılan tartışma ve çekişmeler ile uluslararası ilişkilerimizi bir birinden ayrı tutarak ve kararlı bir duruş sergileyerek tüm dünya ülkelerine gerekli mesajı vermeliyiz. Dünyanın ve Bölgemizin Küresel ölçekte değişime maruz kaldığı, güçler dengesinin yeniden oluştuğu kritik süreçte, Devletimizin varlığı ve gelişimi ile çok önemli bir yer edindiğini, küresel ölçekte etkili bir güç ve aktör olduğunu ve bunun da bir takım olumlu ve olumsuz yansımalarının olacağını dikkate almalı ve buna göre tavır takınmalıyız. Selam ve saygılarımla …

Bu haber 137 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
15 Temmuz'un anlam önemine dair konuşma(cı)lar!16 Temmuz 2019


  Yönetici Girişi 

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi